Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Açık
İstanbul
27°C
Açık
Çar 27°C
Per 25°C
Cum 26°C
Cts 24°C

“Tirşikçî kapitalistlere bir kez daha hayır” 

A+
A-
12.01.2022
43
ABONE OL

Haber Merkezi: Tütün üreticileri, yürürlüğe giren yasal düzenlemeye tepki gösterirken, daha önce eylemlerin sembolü haline gelen Mehmet Efe Dindar, “Tirşikçî kapitalistlere bir kez daha hayır diyoruz” dedi. 

Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nda Kasım 2017’de yapılan düzenlemeyle yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlara 3 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası getirildi. Tütün üreticilerinin tepkileri nedeniyle iki kez ertelenen yasa, 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren yürürlüğe girdi. Adıyaman ile Malatya başta olmak üzere, Bitlis, Düzce, Mardin, Muş, Çanakkale, Artvin, Hakkari, Hatay, Bingöl, Batman ve Diyarbakır’da üretilen ve tek başına kıyılıp içilebilme vasfına sahip tütün ticaretine hapis cezası getirilmesine tepki gösteren binlerce tütün üreticisi, dün Malatya’nın Doğanşehir ilçesinde bir araya gelerek “Tütünüme ve emeğime dokunma” mesajı verdi. 

Temmuz 2021’de bölgede söz konusu düzenlemeye karşı yapılan eylemlerde, “Tirşikçî kapitalistlere hayır” diyerek direnişin sembolü olan Mehmet Efe Dindar da eylemdeki yerini aldı. Bölgede geçimlerini tütün ile sağlayan binlerce kişinin mağdur edildiğini, binlerce tütün üreticisinin emeğinin “3-5 kişiye peşkeş çekilmek” istendiğini belirten Dindar, “Keyfi uygulamalar ile karşı karşıyayız. Bölgede eskiden elma ve şeker pancarı üretilirdi, bitirildi; elimizde sadece tütün kaldı. Tütün de 1 Ocak’tan bu yana yasaklandı. Halkı bu şekilde mağdur etmek yetkililere keyif mi veriyor? Yabancı şirketlerin getirdiği tütün, yerli ve milli oluyor, ancak bizim bu topraklarda ektiğimiz tütün kaçak oluyor. Emperyalistlerin getirdiği tütünü vergi alarak bu topraklarda satmak serbest, emekçi halkın ürettiği tütün yasak. Kendi ülkemizde mülteci durumuna düşürüldük” ifadelerini kullandı. 

“HAYIR DİYORUZ”

“Tirşikçî kapitalistlere bir kez daha hayır diyoruz” diyen Dindar, 1 Ocak’ta yürürlüğe giren yasanın “Tirşikçî kapitalistler”in yararına olduğunu kaydetti. Tirşikçî kelimesini “Başkasının emeğinin üzerinden geçinen kişiler” için kullanıldığını belirten Dindar, “10 milyon TL’si olanlar kooperatif ve fabrika kurarak üreticilerin emeğinin üzerinde söz sahibi oldular. Biz vergi vermeyelim demiyoruz. Bu düzenlemede amaç 3-5 kişiyi kalkındırmak. Bu toplumun hepsi şimdi mağdur durumda. Biz yazın tütün ürettik, şu an evlerimizde duruyor, satamıyoruz. Biz bu tütünün turşusunu mu kuracağız? Çıkan yasanın bir an önce iptal edilmesi gerek” diye konuştu.

“BİZİM EKMEĞİMİZ TÜTÜN”

Açıklamaya elinde tütün, ayağında lastik ayakkabısıyla katılan 57 yaşındaki Yusuf Petek, elindeki tütünü göstererek, “Bizim ekmeğiniz budur” dedi. Doğanşehir’de üretilen tütünün “Yerli ve milli” olduğunu dile getiren Petek, “Bize kooperatifi dayatıyorlar. Bizim zaten Tarım ve Kredi Kooperatifi vardı. Şu an bizim bir tarım politikamız yok. Tarım politikası olmayan ülke biter. Kendimi bildim bileli tütün üretirim. Bizim başka bir geçim kaynağımız yok. Eskiden tekel vardı, ona satıyorduk. Elde ettiğimiz kazanç ile çocuklarımızı okutuyorduk. Her şeyimiz tütüne bağlı. Dünyadaki tarım politikalarına baksınlar kim nasıl yapıyorsa bizde öyle yapalım. Bizim peşimizi bıraksınlar, bir avuç insanız. Ne istiyorlar bizden?” diye sordu. 

“ÜRETİCİLER CEZALANDIRILIYOR”

Doğanşehir’de binlerce ailenin tek geçim kaynağının tütün olduğunu ifade eden tütün üreticisi 64 yaşındaki Eyyüp Sukut ise, iktidarın tütün üretilen bölgelerdeki insanları cezalandırdığını söyledi. Tütün üretmenin serbest, satmanın ise yasak olduğunun altını çizen Sukut, “İnsanlar çocuklarını tütün parası ile okuttu, büyüttü. Devlet bugün ne hikmetse, tütün üreticilerini cezalandırıyor. Tütün üreticilerine ‘satmanız yasak’ diyorlar. Üretici tütünü ekiyor sıkıntı yok ama satması yasak. Üretici tütünü satmadıktan sonra elinde tutup ne yapacak? Tütünün yasal bir güvenceye kavuşmasını bizde istiyoruz, ancak bizim ekmeğimiz elimizden alınmasın. İnsanlar tütün üretmezse göç etmek zorunda kalır. Bizim babamızda tütün üretti, onun babası da üretti, biz de üretiyoruz, çocuklarımız da üretsin” diye konuştu. 

“İKTİDAR AYAĞINA SIKMASIN”

Söz konusu yasal düzenlemenin ertelenme yerine iptal edilmesi gerektiğini söyleyen tütün üreticisi Ali Kubat ise, 20 yıldır AKP’ye oy verdiğini belirterek, “Türkiye’de herkesi etkileyen enflasyon yüzde yüz arttı. Yüzde 30 diyorlar, ancak bize yansıması hiç öyle değil. Mazot, gübre fiyatlarına baksınlar. Üreticiler artık yüksek girdiler ile boğuşuyor. Bu bölgede birçok kişi iktidara destek verdi, iktidar kendi ayağına kurşunu sıkmasın. Bir dönüm arazisi olmayan kişiler var. İnsanlar toprağı kiralayarak geçimini sağlıyor” şeklinde konuştu.

“HERKES HALKA KULAK VERSİN”

20 yıldır tütün üreticiliği yaptığını ifade eden Kazım Özdal da, şunları söyledi: “Tütün üretme şartları çok zor. Her aşamasında emek var. Biz zaten tütünü üretirken mazotundan, gübresine kadar 8-9 tane vergi veriyoruz. Üretim şartları zordu, buna yetki belgesi de eklendi. Biz kooperatife karşı değiliz. Yetkililer sesimizi duysun; halk mevcut şekilde bize dayatılan kooperatifleşmeyi istemiyor. Halk isteseydi gider üye oldurdu, ama 6 aydır birkaç kişi dışında kimse kooperatiflere üye olmadı, şartları çok ağır. Halkın ne istediğine iyi baksınlar. Herkes halka kulak versin.” (MA)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.