Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Az Bulutlu
İstanbul
21°C
Az Bulutlu
Per 21°C
Cum 21°C
Cts 21°C
Paz 21°C

Karadeniz doğası rant uğruna yok ediliyor

A+
A-
09.07.2021
19
ABONE OL

Haber Merkezi: TEMA Vakfı, 2020 yılında kamuoyu ile paylaştığı Kaz Dağları Raporu’nun ardından, ülke genelinde, doğa ve tarım alanlarının, su varlıklarının ve kültürel mirasın madencilik faaliyetleri nedeniyle karşı karşıya kaldığı tehditleri raporlaştırmaya devam ediyor.

Vakıf tarafından Ordu ili özelinde hazırlanan son rapora göre; Türkiye’nin en önemli doğa, tarım ve kültür merkezlerinden biri olan ilin yüzde yüzde 74’ü IV. grup madenlere ruhsatlı. Doğası, su varlıkları, meraları ve fındık bahçeleriyle Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğinin ve tarımsal üretiminin teminatı olan bölgenin geleceği, 435 adet IV. grup maden ruhsatı ile tehdit altında. Çalışma, mevcut ruhsat sahalarının hayata geçmesi halinde, Ordu’nun toprağının, suyunun, doğal varlıklarının, yöre insanının sağlığının ve tarıma dayalı ekonomisinin telafisi imkansız zararlar göreceğini ortaya koyuyor.

TELAFİSİ İMKANSIZ ZARARLAR

TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, Maden Kanunu’nda bugüne kadar yapılan değişikliklerin yarattığı yıkıma dikkat çekti.

Ataç açıklamasında, “Mevcut Maden Kanunu’nda yapılan değişiklikler, tüm koruma statülerini yok sayarak; doğamızı, tarımsal üretimimizi ve yaşam alanlarımızı yüzlerce maden ruhsatı ile karşı karşıya bırakıyor” dedi. Ordu’nun bu mevzuat ve mevcut maden politikalarından en ağır şekilde yaralanan illerimizden biri olduğunu belirten Ataç, “Fatsa’da çalışmakta olan altın madeni çok kısa bir sürede bölgenin doğal varlıklarına, insan sağlığına ve tarım ekonomisine ciddi zararlar verdi. Yöre halkı ile Fatsa Doğa ve Çevre Derneği, altın madeninin yarattığı tahribata karşı ilk günden bu yana, yaşam alanlarını korumak için büyük bir çaba gösteriyor. Bugün maalesef ülkemizde doğa koruma alanı, tarım alanı ya da içme suyu havzası kanunlarla korunmamaktadır. Halbuki, ülkemizde bu gibi alanları kanunlarla madencilik faaliyetlerinden korumamız gerekmektedir” dedi.

Ataç şu çağrıyı yaptı: Yetkilileri yöre halkının sesini duymaya, Ordu ve tüm illerimiz için madencilik faaliyetlerine karar verirken; doğal varlıklarımızı, tarımımızı ve su varlıklarımızı göz önünde bulundurmaya, bu tarihi sorumluluğu hep birlikte almaya davet ediyoruz. (BirGün)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.