Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 13°C
Çok Bulutlu
İstanbul
13°C
Çok Bulutlu
Paz 13°C
Pts 13°C
Sal 11°C
Çar 13°C

MKP/MK-SB Savaş’tan, Savaşarak Öğreneceğiz!

A+
A-
14.03.2022
616
ABONE OL

Oldukça kalın ve meşakkatle yazılmış olan insanlık tarihinin sayfaları, tarihe iz bırakanların üzerinde her daim güneş gibi parlamaktadır. Bu nedenle “ölümsüzler” söyleminin anlamını oluşturan öz, insanın ömrünü insanlığın ve doğada yaşayan tüm canlıların özgürlüğüne adamış olmasından kaynaklıdır.

İnsanın yaratıcılığının yanında devrimcinin yoktan varetme stratejik aklı; soran, sorgulayan, eski ve yeni olanı ayrıt eden, bunu pratik şekillenişte yaşama uygulayan derinliğe sahip olmasında yatmaktadır. 

Komünistler varlık koşullarını “zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyleri olmayanların” mücadelesine adamıştır. O nedenle komünistlerin zihninde, yaşamında, insan ilişkilerinde bunu başarması gerekmektedir. Bunu başaran komünist birey her türlü saldırıyı karşılama, sorma, sorgulama, öğrenme ve öğretmede çelikten bir irade kalkanına sahip olacaktır. Körü körüne itaat eden insan zincirlerini başka birine teslim etmiş insandır. 

Mart 97’de ölümsüzlüğe uğurladığımız Savaş (Cüneyt Kahraman)ve yedi yoldaşın tarihimize düştüğü not, komünist iradenin her türden saldıraya karşı çelikten iradesini temsil etmektedir. Komünist önder Cüneyt Kahraman’ın öğrenirken öğreten, sorma ve sorgulama bilinci, kör bir itaatten öte MLM bilimi öğretisinin onda ete kemiğe bürünmüş halidir. Genç yaşına rağmen MLM bilimini ve komünist önder Kaypakkaya’nın kızıl güzergahının yerinden oynatılmak istenen temel taşlarını Türkiye ve Kuzey Kürdistan topraklarında bilimsel yetenek ve yaratıcılıkla, sözde ve eylemde var etmesi onun benliğinde tüm zincirlerden kurtulmuş olmasında yatmaktadır.

Maoist parti tarihinde ağır ve telafisi zor tasfiyeci süreçlerden geçmiştir ve henüz de bu durumdan tam manada çıkmış değildir. Elbette 72 Kaypakkayacı ruhu, Nisan Güneşinin aydınlatan bilinciyle önüne çıkan engelleri aşacaktır. Tasfiyecilik bayrağını omuzlayan revizyonist-reformist çizginin bataklıkta çırpınan, çırpındıkça yaydığı çürüme ve neden olduğu ağır sonuçlara rağmen uluslararası komünist hareketin Türkiye ve K. Kürdistan halkası olan Kaypakkaya güzergahını temsil eden partimiz nihai amacına uygun görevlerini yerine getirmek için gerekenleri yapacaktır; buna tereddüdümüz yoktur.

Birinci yılını dolduran partimizin 3. Kongre başarısının açıklanma tarihi (15 Mart 2021) tesadüfen seçilen bir tarih değil, revizyonist, reformist-oportünist düşünceyi bayrak edinenlere karşı Savaş yoldaş şahsında kızıl bayrağı her koşulda elden düşürmeyenlere atfen seçilmiştir. Partimiz bu minvalde üzerine düşen görevleri yerine getirmede azimli ve kararlılıkla çalışmaktadır. Her bir taşı gediğine koyduğumuz söylenemez, fakat mütevazi bir şekilde eksiklerini aşma, ideolojik perspektifine uygun konumlanmada gücü ve yeteneğinin elverdiği şekilde çalışmaya devam etmektedir. 

Parti tarihinin bize söylediği gibi her dönemde önderlerimizin katledilmesi partiyi tasfiye sürecine sokmuş, güçlerimizi geriye çekmiş, parçalanmalara, pasifizme, hatta teslimiyetçi ruh halinin ortaya çıkmasının önü açılmıştır. Partimizde yeri doldurulamayan komünist önderlerden biride partimizin 4. Genel Sekreteri Cüneyt Kahraman yoldaştır. Dersim gerilla alanında Mart 1997’de ölümsüzlemesinin üzerinden 25 yıl geçmesine rağmen yeri doldurulamadı. Cüneyt yoldaş düşman saldırılarının en yoğunlaştığı, partimizi içten ele geçirme planlarının başarıya ulaşmaya yaklaşıldığı dönemde düşmana hak ettiği devrimci yanıtı veren partimize önderlik etme onurunu omuzlayandır. İçte partinin irade ve eylem birliğini sağlama, düşmanın azgın saldırılarını boşa çıkartmak, tasfiyeci dalgayı göğüsleme iradesinin ortaya çıkarılmasında Cüneyt Kahraman yoldaşın tartışmasız etkinliği rol oynamıştır. 

Savaş yoldaş, umutsuzluğa umut olurken, kararsızlığa kararlı duruşu ve karamsarlığa karşı; “Savaşmayana yaşam hakkı yok! Şanlı kızıl güzergahta pratiğe var gücünle yüklen…!” talimatına uyan ve uygulatan biri olarak partimizde önderliğin rolünü tayin ediyordu. Partide önderliğin rolü tayin edicidir. Eğer devrimci teori üreten, devrimci perspektifi belirleyen, alınan kararları denetleyen, baştan aşağı devrim davası için çalışanları doğru ve yerinde konumlandıracak bir önderlik yoksa partinin kitlelere önderlik etmesi de mümkün olamaz. Genç ve kısa yaşamında devrimci teoriyi savunmuş, uygulamış ve uygulatmıştır. Keskin komünistler sarı bayrak sallayıp burjuvazinin sofrasına bağdaş kurarken O göğsündeki yara üzerine ettiği yemini tutarak partimizin fırtınalı zor döneminde soluğu gerillada almıştır. O dağların dokuz canlı komutanı olduğu gibi, yeri doldurulamayan Parti önderlerimizdendir.

Ve zindan direnişçilerini alınlarından öpüp yola çıkan gerilla grubuna katılmaya hazırlanırken söylediği gibi; “Eğer bugünleri birileri kalkıpta unutmaya, unutturmaya çalışacak olursa, açlığın kemiğe yapıştırdığı deriyi inkar sofrasına katmaya çalışıp o çalkantılı ve coşkuyla çarpan yüreklerini müthiş iradeleriyle ve o iradeyi ortaya çıkarıp etkinleştiren bilinçleriyle, halkına mutlu bir geleceği armağan edebilmek için durdurmaktan çekinmediklerinin üstünü ölü toprağıyla örtüştürmeye çalışırsa, onları bilimin cenderesinde ezmekten geri durmayın…”  Güncel olan bu çağrı partimizin kabulu ve yol göstericisidir. Parti kitlemizin bünyeyi saran teslimiyetçi, revizyonist, reformist-oportünist çürümeye, yozlaşmaya vereceği en iyi cevap MLM biliminin yol göstericiliğinde ve ölümsüz yoldaşlarımızın bizlere bıraktığı şanlı kızıl bayrağa dört elle sarılıp, partide kenetlenmesiyle olacaktır. 

Komünist önder İbrahim Kaypakkaya’dan, Cihan’dan, Çelik’ten, Cüneyt’ten, Cafer’den ve ölümsüz yoldaşlarımızdan devraldığımız kızıl bayrağa sürülen beyaz lekeleri bir bir temizleyeceğimizi yineliyoruz. Savaş yoldaşı savaşarak öğrenecek, öğreteceğiz. Bunu başarmanın yeğene yolu; Partimizin 3. Kongresinde önüne koymuş olduğu görevlerin üstesinden gelmektir. Bu görevleri omuzlamada cesaret ve yetkinliği gösteren yoldaşlarımızın, asgari düzeyde de olsa yol alıyor, yol açıyor olması tarihi önemdedir. Maoist partinin dağınık olan güçlerinin bir merkezde toplanması, özgür, demokratik bir tartışma ortamının yaratılması ve kitlelerle olan bağların yeniden tesis edilmesi için yoldaşlarımızın üzerine düşeni yapması ve kongre kararlarının uygulanmasına önem vermesi gerekli, önemlidir.

İdeolojimize, partimize, kitlelere güven!

Kararlılıkla çalışalım; başaracağız!

Yaşasın Marxizm Leninizm Maoizm

Maoist Komünist Partisi

MK-SB

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.