Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Çok Bulutlu
İstanbul
15°C
Çok Bulutlu
Çar 17°C
Per 14°C
Cum 12°C
Cts 13°C

MKP-MK/SB: 50. Kuruluş Yılında Selam Olsun Komünist Öncüye!

A+
A-
24.04.2022
331
ABONE OL

Haber Merkezi: Komünist önder İbrahim Kaypakkaya’nın 24 Nisan 1972’de kuruluşunu ilan ettiği Maoist partinin 50. yılı dolayısıyla selamlama ve kutlama açıklamaları yapılıyor. Gazetemize ulaşan bir açıklamada Maoist Komünist Partisi’nden geldi.

MKP tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi;

“Devrimci proletarya, toplumu komünist parti önderliğinde proletarya diktatörlüğüne götürmek, oradan nihai amaca; sınırsız, sınıfsız, devletsiz komünist bir topluma taşıma göreviyle karşı karşıyadır. Proletarya bu görevini yerine getirmede Maoist bilimi rehber alarak ve onu özümseyerek yerine getirebilir.

Bugün bu bilimi benimseyen, ona göre şekillenen ve görevlerine odaklanan, bunun her alanda mücadelesini veren proletarya partilerinden biri de partimiz Maoist Komünist Partisi’dir. Bu belirleme salt yazınsal bir belirleme değil, pratik tarafından doğruluğu yüzlerce kez ispatlanmış proletarya partisi gerçekliğinin ta kendisidir. Proletarya partisi programı, stratejik şekillenişi ile “ulusal devlet” sınırlarını aşan , şovenist düşünceleri neşterleyen özüyle enternasyonalisttir, enternasyonalizmi temsil etmektedir.

Proletarya partisi, proleter dünya devriminin sürdürücüsüdür ve ikili görevle karşı karşıyadır. Birincisi; bulunduğu topraklardan sınıf mücadelesine katılmak, ikincisi; uluslararası düzeyde emperyalizme, kapitalizme ve bilumum burjuva ideolojilerine karşı dünya devriminin gelişmesi adına enternasyonalizmin bayrağını dalgalandırmaktır. Enternasyonal proletaryanın davası ortak, düşmanı tektir. Partimiz Maoist Komünist Partisi, 50 yıllık mücadele-savaş çizgisiyle bu görevlerini sahiplenmiş ve enternasyonalizmin bayrağını Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da dalgalandırmıştır. Ergeç dünya proletaryası kızıl sancağını dalgalandıracaktır. Emperyalist zulüm son bulana kadar sınıf mücadelesi devam edecektir. 

Türkiye ve Kuzey Kürdistan devriminin ilerleyişine meşale olan, önder yoldaş İbrahim Kaypakkaya tarafından ideolojik perspektifi, çelik iradesi ortaya konulan ve 24 Nisan 1972’de kuruluşu ilan edilen partimiz TKP (ML) (Maoist Komünist Partisi önceli), olağanüstü koşullarda, düşmanın imha saldırıları altında filizlenmiş, kök salmıştır. Bu aynı zamanda Maoizmin Türkiye ve Kuzey Kürdistan’a taşınması, Büyük Proleter Kültür Devrimi’nin ayak bastığı zeminde çığır açmasıydı. Türkiye ve Kuzey Kürdistan devrimi nitel aşamaya Maoist bilimle, komünist önder İbrahim Kaypakkaya’nın teorik düşüncesiyle ulaştı. Maoist partinin ideolojik hattına erişmek, onu içselleştirmek, onun ideolojisiyle silahlanıp sınıf mücadelesine önderlik etmek onu var eden 50 yıllık koşullar ele alınıp analiz edildiğinde mümkün olacaktır. Partimiz fırtınalı sınıf mücadelesinin verildiği bir dönemde doğmuştur. Maoist Komünist Partisi’nin doğuşu bir rastlantı, bir tesadüf olarak görülemeyeceği gibi, sınıf mücadelesinin de rastlantı ve tesadüfen ibaret olmadığını kavramak zorundayız. Onun yol göstericiliğinin, keskinleşen sınıf mücadelesinin kaçınılmaz ürünü olduğunu ve proletaryanın siyasi, ideolojik ve örgütsel olarak onunla birleşmesiyle devrimimizin başarıya ulaşacağını benliğimizde taşımalı, mücadele etmeyi kabul etmemiz gerekir. 

Komünist önder İbrahim Kaypakkaya tarafından Büyük Proleter Kültür Devrimi’nin ürünü olarak kurulan partimiz, Türkiye devrimci hareketi içine musallat olan reformist, revizyonizmine karşı komünizmin bayrağını dalgalandırmıştır. Kaypakkaya bu tavrıyla aynı zamanda Türkiye ve Kuzey Kürdistan devriminin 50 yıllık suskunluğuna Maoist darbeyi indirmiştir. O; revizyonizme, oportünizme, reformizne karşı keskin bir ideolojik mücadele yürütmüş, MLM’nin evrensel sorunlarını özümseyerek 24 Nisan 72’de proletarya partisinin kuruluşunu ilan etmiştir. Bugün yarım asırlık mücadele tarihimizle bulunmamız gereken noktadan çok uzak oluşumuz, partimizin kuruluş amacı ve perspektifinin yanlışlığından değil, yaşamış olduğu revizyonist, reformist çizgilerin dönem dönem hayat bulması, aldığı ağır yenilgiler, ayrılıklar ve ideolojik yozlaşmanın saflarımızda hayat bulmuş olmasından kaynaklıdır. Proletaryanın sınıf savaşımında dün neyi savunmuş isek bugün de aynı irade ve inançla savunduklarımızın maddi güce dönüşmesi için mücadelemiz sürmektedir.

Komünist önder İbrahim Kaypakkaya MLM’in evrensel gerçeğini Türkiye ve Kuzey Kürdistan’ın somut koşullarına uygulayarak devriminin yolunu berrak bir şekilde çiziyordu. Devrimin üç silahı Parti-Ordu ve Halkın Birleşik Cephesi olmadan devrimden söz edilmesinin söz konusu olamayacağının altını kalın harflerle çizen önderimiz; “halka önderlik edecek doğru çizgi uygulayan komünist partisi, yine komünist parti önderliğinde örgütlenecek halkın silahlı kuvvetleri ve işçi köylü ittifakına dayanan halkın birleşik cephesi üç büyük dağı (düşmanı) alt etmede kullanacağımız silahlar” diyerek betimlemede bulunmuştur. Faşist diktatörlüğün hüküm sürdüğü Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da bu silahları kuşanmak, Partizan Halk Savaşı’nı mücadelenin her alanında uygulamak adına gelişmek, geliştirmek düşmanı yenmede olmazsa olmazdır.

Emperyalizmin yarı-sömürgesi Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da devrimin yolu devrimci savaş yoludur. Devrimin yolunun halk savaşı ile ilerleyeceğini teyit eden önder yoldaş Kaypakkaya, partizan halk savaşının devrimdeki tayin edici rolünü açık bir biçimde izah etmiştir. Bu perspektif ile yoluna devam eden partimiz 50 yıllık mücadele tarihinde yüzlerce kadrosunu, partizan halk savaşçısını ölümsüzlüğe uğurlamıştır. Partimizin 1. Kongresi sonrası yakalanan nitel ve nicel gelişme düşmanın ağırlıklı hedefi haline gelmesine neden olmuştur. 1. Kongremizin mimarları arasında yer alan ve 2. Kongre hazırlık sürecinde olan 17’lerimizin düşmanın merkezi yönetimi tarafından hedef alınarak imha edilmesi parti tarihimizde birinci yenilgi sonrası alınan en büyük yenilgi olmuştur. 17’ler sonrası partide hakim hale gelen revizyonist çizgi sahipleri 2011 yılından itibaren ideolojik dönüşümün; revizyonist, reformist tasfiyeci yolun taşlarını döşemeye başladılar. Darbe yolu ile gerçekleştirilen “3.Kongre”sonrası ortaya çıkan sağ savrulma, revizyonist-oportünist, reformist çizgiye karşı yürütülen açık ideolojik mücadele parti güçlerimiz arasında ayrılık yaşanmasına yol açmıştır. 

Önder yoldaşın bize emanet ettiği kızıl güzergahının gereklerini yerine getirmede eksikliklerimiz var. Bu eksikliğimiz onun şapkasının altına gizlenmeyi haklı çıkarmaz. Onun ardılları olarak onun düşüncelerine sıkı sıkıya sarılmak, halk savaşının kızgın korunda yanmayı göze almak, hayatın her alanında bunu savunmakla onun kızıl güzergahına sahip çıkabiliriz. Onun düşüncelerini, partisinin ismini şu veya bu şekilde revizyonist, reformist emelleri uğruna kullanmaya çalışanlara asla müsamaha edilmedi, edilmeyecektir. 

Nasılki dün ortaya çıkan burjuva düşüncelere izin verilmedi, bozguna uğratıldıysa bugünde aynı şekilde bozguna uğratılacaktır. 2013 yılında hakimiyetini ilan eden revizyonist çizgiye karşı sürdürülen ideolojik mücadele de ideolojik yozlaşmaya, çürümeye set olmuştur. 2021 Şubat’ında gerçekleştirilen 3. Kongre ile kızıl bayrağı tekrar göndere çeken partimiz, Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da devrimin yolunu bir kez daha berrak bir şekilde ortaya koymuştur. 50. yılını kutladığımız şu günlerde partimizin ideolojik, siyasi çizgisi etrafında birleşmek, kızıl bayrağa sürülen lekeleri temizlemek için azimle çalışmak gerekmektedir. Partimiz, devrimci proletaryanın iktidarı kazanma mücadelesinde öncü olma iddiasını sürdürmektedir. Proletaryanın iktidar kazanma savaşının ancak zora karşı zorla, Partizan Halk Savaşının güncel pratik görevlerinin yerine getirilmesiyle mümkün olacağı tarihi tecrübeler ile sabittir.  Sarıl güne , sarıl geleceğe kazanacağız!

  • Şan olsun 50. Yılında Komünist Öncüye!
  • Selam Olsun 50 Yıllık Mücadelenin Temel Taşları Olan Ölümsüzlerimize!
  • Yaşasın Marksizm, Leninizm, Maoizm!
  • Yaşasın Proletarya Enternasyonalizmi!
  • Yaşasın Halk Savaşı!

Maoist Komünist Partisi-MK/SB

21 Nisan 2022”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.