Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Çok Bulutlu
İstanbul
15°C
Çok Bulutlu
Çar 17°C
Per 14°C
Cum 12°C
Cts 13°C

Kızıldere son değil savaş sürecek

A+
A-
30.03.2022
165
ABONE OL

Bundan 50 yıl önce,Tokat ili Niksar ilçesi Kızıldere köyünde geçici olarak kaldıkları bir evde, kendilerini kuşatan faşist ordu, polis ve kontrgerilla güçlerinin teslim ol çağrılarına Mahir Çayan ve yanındaki yoldaşları, ”asıl siz teslim olun” diyerek net bir yanıt verdiler.

Faşist Türk devleti ile Onlar arasında belki savaş tarihinin en kısa çarpışmalarından biri yaşanırken Türkiye ve Kuzey Kürdistan tarihinin en sarsıcı ve sonrasında ki tarihsel toplumsal gelişmeleri geriye dönülmez şekilde etkileyecek bir sürecin kapılarını ardına kadar açmıştır.

Mahir ÇayanHüdai ArıkanCihan AlptekinNihat YılmazErtan SaruhanAhmet AtasoySinan Kazım ÖzüdoğruSabahattin KurtÖmer AynaSaffet Alp 30 Mart 1972 günü duruşları nedeniyle yaşamlarını yitirmişler ancak bu tarihten sonra sınıf düşmanları 50 yıl boyunca pasifizmin ölü külü olarak halklar üzerinde ki etkisini parçalamışlar ve kurtuluşun farklı bir yoldan aranması gerektiği gerçeğine projeksiyon tutmuşlardır. Herbirinin ortak ve özgün yaşam öyküleri, gelecek kuşaklara biyografiler, anı belge, teorik ve politik değerlendirme yada analizler olarak taşınmalı, öğretilmelidir. Ancak bugün özellikle altı kalın çizgilerle çizilmesi gereken konu Onların düne ait kahramanlar değil yaşayan devrimin yol göstericileri olduklarıdır. Bu olgudan hareketle düne yaklaşırsak;

Dünya çapında Rusya ,Çin, Vietnam, Küba, Kültür Devrimi ve süren devrimci savaş süreçlerinin devrimci anaforunun etkisininde payıyla coğrafyamızda da önemli bir devrimci damar, silahlı devrim mücadelesi anlayışı ile hareket eden farklı toplum tarih ve devrim kavrayışlarına sahip, devrimin yolu noktasında da farklı yerlerden esas tali ilişki ve çelişkilerini okuyan, ona göre strateji güden, sırasıyla THKO, THKP/C ve TKP(ML)TİKKO adlarıyla kamuoyuna malolan devrimci parti ve örgütlerin aktifleri, yönetici ve önderleri olarak Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, İbrahim Kaypakkaya’nın kişiliğinde temsil bulan komünist ve devrimci önderlerdi.

Aynı tarihsel süreçte, içinden geldikleri öğrenci hareketi ve o günkü işçi sınıfının ilham veren şanlı direnişlerinin toprağına basan bu kişi ve yapılar; dünya sosyalizm ve devrim deneyimlerini inceleyen, tartışan ve halihazırda süren harlanmış devrim ve ulusal kurtuluş mücadele pratiklerinden ya fiilen yada onların sunduğu, ilham verdiği mücadelelerden beslenerek ortaya çıkardıkları köktenci değişim disiplinleri ile kendilerinden sonra ki 50 yıllık tarihsel toplumsal mücadeleye ve devrimci sınıf mücadelesini doğrudan etkileri ile şekillendirmişlerdir.

Darağaçlarında, Kızılderede ve Diyarbakır zindanında yaşamlarına farklı biçimlerle son vererek Onlardan kurtulma yoluna giden faşizm, onların ölümsüzleştiklerini ağır bedellerle öğrendi bu son 50 yıllık kesitte.

Dünya ve coğrafyamızda, emperyalist tekelci burjuvazi ve işbirlikçileri, çeşitli konseptler ve politik ekonomi yöntemleri ile ömür uzatma ve yönetme krizlerine reçeteler geliştirselerde, sosyalizm ve devrim umutlarını faşizmin, post reformizmin, modern revizyonizmin, yeni revizyonizmin ölü toprağının altında boğamadılar. Koskoca sosyalist kampı, bloğu ve sistemi yıktılar ama Kah orantısız şiddet, kah yaygın kontrollü şiddet ve karşı savaş yöntemlerle bir kıvılcımla harlanan ve yangına dönüşen devrimci mücadeleleri yokedemediler. Günümüzde blok devletler ve birleşik karşı devrimci askeri organizasyonlarla bastırma yoketme konseptleri uygulamakta olsalar bile aslında çaresizdirler.

Mahir Çayan ve Onları anarken, THKO ve TKP(ML) TİKKO kurucu ve aktiflerinin yaşamları pahasına ortaya koydukları perspektifleri, mücadele değerlerini, deneyimlerinden çıkardığımız dersleri, anılarını yüklenen ve bugün yeni koşullara göre ele alan uygulama çabası içinde olan parti ve örgütler vardır.

Uluslararası proletarya, ezilen halklar ve ülkelerimizin halkları, Onların mücadelesinden ilham alıyorlar. Onları unutturmuyorlar ve devrimin önderleri, aktifleri ve desteklerini yaratarak devamlılığı sağlıyorlar. Bu nedenle, tüm ideolojik, politik, örgütsel kavrayış ve norm farklılıklarına karşın ”Kızıldere son değil savaş sürecek” şiarında ifadesini bulan silahlı devrimin, bu topraklarda güncel ve ısrarlı olduğunu görebiliriz.

Maoist öncü, yeniden inşaa sürecinde, Kızıldere ve Onların mücadelesinden ilham alıyor. Anılarını yüce tutuyor. Onları halk savaşının moral değerleri olarak kavrıyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.