Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 13°C
Çok Bulutlu
İstanbul
13°C
Çok Bulutlu
Paz 13°C
Pts 13°C
Sal 11°C
Çar 13°C

Ali Asker Yer yoldaşın anısına

A+
A-
07.04.2022
313
ABONE OL

Serdar Okan

İyiler hep iyi kalırlar…

Seni anlatmak ve anlatabilmek zor iş be dostum. Söz konusu sen olunca, anlatmak zor geliyor insana. Çünkü anlatmaya, anlatılmaya değer bir yoldaşsın. Topraklarından göç etmiş ve göç ettiği yerde insani ve doğal yanını kayıp etmeyen çok az insanlardansın. Anlatmak seni dağlara, taşlara, bitkiye, börtü böceğe, yoldaşlara ve tüm canlılara. Seni andıkça, anladıkça anlamlaşır tüm göçmenlerin siyasi hayatı. Bu nedenledir ki hayatını kaybeden hele özellikle bir iş cinayeti nedense ölümsüzleşir insan. Biz geride bıraktıklarına pozitif enerjini bırakarak yaşamımıza anlam ve güzellikleri hatıra olarak armağan ettin.

Ali Asker Yer yoldaş, Alevi, Kürt ve devrimci bir aileden olup devrimci kültürle büyümüştür. Ailesinden bir çok insan mücadeleye emek sarf ettiğinden ve halen ediyor olmasından kaynaklı çok genç yaşta devrimci mücadeleye yoldaş olmuştur. Göç ettiği Almanya da devrimci faaliyeti Kaypakkaya çizgisinde olan Yeni Demokratik Gençlik saflarında başladı. Güney Almanya’da gençlik faaliyetinin bayrağını Ulm’lu Ercan’dan devraldı. 1992 yılında gençliği üç yıllık kuruluşu sonrası yapılan kongresinde Augsburg’lu Hıdır yoldaşla beraber Güney Almanya temsilcileriydiler. İlk tanışmamda bu yılda oldu Ali Asker yoldaşla.

Örgütümüz bir randevu ayarlamıştı ve Hıdır la beraber geldiler. Yeni sorumlu yoldaşlar ile tanışmak hep heyecan vericiydi hepimiz için. Ondan sonra ki süreçte 4 yıl beraber yoldaşça omuzladık ve geliştirdik gençlik örgütümüzü. Kimler yoktu ki aktif önde olan yoldaşlardan. Selver Bakır, Nuri Ördek ( ikiside dersimde çatışmada ölümsüzleştiler), Laudalı Murat, Heilbronn’lu Emrah, Gmünd’lü Alim, Stuttgartlı Sevda, Arzu, Ali Hıdır, Göppingenli Yüksel, Songül, Ergün, Ludwigsburglu Vedat, Çayan, Yımaz ve daha onlarca aktif gençle kocaman bir yoldaşlaşma dönemine önderlik etti Ali Asker Yoldaş.

Partide iç eleştiriyi yükseltenlerdendik. 1995/96 yılında Partinin yurt dışı önderliğine karşı muhalif durarak, Parti kadrolarını yiyicilik ve çizgiyi sağ kaydıranlar olarak görüyorduk. Bu eleştirilerimiz toplu tasfiyemizle sonuçlandı ve Güney hizibi olarak adlandırıldık.

Ben ve kimi gençler belli bir dönem sonra yine örgütlendik ve Merkezi komisyonlara getirildik. Parti YD örgütü, bu süreçte bilindik olan ve halen bünyemizde ciddi bir şekilde süregelen, yok sayma ve vebalı gibi gösterme yöntemleri, Ali Asker ve bazı yoldaşlara uyguladı . Bu süreçte bizler Ali Asker yoldaş ve diğer yoldaşlardan ricada bulunarak gençliğin çıkardığı Sabah Güneşi dergisinin yayın kuruluna aldık. Tüm üstten gelen itirazlara rağmen bu yayın kurulu uzunca bir süre devam etti göreve. Ali Asker Yoldaş ‘ın yazıları bu derginin her sayısında çıktı. Abu Jemal kampanyasının tüm yazılarını, Gonzaloya özgürlük, Faşizm vb yazıları kaleme aldı. Bunun dışında diğerlerini şimdi hatırlamıyorum. (Muhakkak arşivler bazı yoldaşlarda vardır.)

Bu dönem bu dergi gençlik faaliyetimizin omurgasını oluşturuyordu. 2001 yılında yine bir isyan dönemi ve örgütsüzlük baş gösterdi. 2002 yılında 1. Kongre yapıldı ve her kes o veya bu şekilde kararsızdı. Devrim şehitlerini anma etkinliği yeri ve proğramı ayarlanmıştı. Fakat örgüt olmadığı için iptal edilecekti. O dönem Ludwigsburg derneği yönetimi ( tümü örgütsüz olmasına rağmen ) geceyi üstlendi ve Ali Asker ve birçok kişi, tavır takınan örgüte rağmen bu geceyi çok kitlesel bir biçimde yapılmasını sağladı.

Serdar kirve’nin ( Kenan Çakıcı yoldaş) gelmesiyle beraber Ali Asker başta olmak üzere tüm fedakar ve dürüst insanlar hepsi yine ciddi yerlerde örgütlendiler. Üç yıllık başarılı bu sürecin Güney Almanya’daki en etkili emektarlarından biriside Ali Asker Yoldaştı. O dönemin gençleri DGH ( Demokratik Gençlik Hareketi) belgeseli çıkardılar ve Ali Asker yoldaşta bu belgeselde gençliğimizin tarihini anlatmıştı.

Ancak 17 ‘lerin katliamı sonrası, önderlik boşluğunu fırsat bilen yine bilindik tasfiyeciler ve revizyonistlerle mücadele başladı ve akabinde Ali Asker yoldaşla beraber 5 kişi örgütten atıldık ve 30 kişiye yakın yoldaşın durumu donduruldu. İlişkilerimiz genelde dernek ve dergi sempatizanı şeklinde yürüdü uzun yıllar. Kaypakkayacı geleneğin böyle bir özelliği vardır. İki çizgi mücadelesi ve örgütten atılınca bile devrimci mücadeleye bir alanda, Alevi derneği, köy dernekleri, spor kulüpleri vb yerlerde devam etmekten geri kalmaz.

Bu beş kişi Almanya da tasfiyecilerin baş belası olarak hep görülürdü. Ali Asker yoldaş iddialarında daha da ileri giderek, ”….. Ajanı başta olmak üzere bir takım ajanların işidir bu” derdi her toplantıda.

Halka karşı nazik, bir o kadarda sınıf düşmanlarına karşı keskindi. Sonra duydum ki yıllar sonra örgütlenmiş yine. Bir gün sordum öz eleştirimi verdin haklı olmana rağmen. Yok dedi yoldaş biz öz eleştiri verecek birşey yapmadık ki. Çok tepkili davranmadım. Onun durumu özeldi. Nihayetinde muebbetle ceza evinde yatan komünist bir kardeşi örgütlüydü. Esasen onu tasfiyecilerle bir arada tutanda buydu.

En son Koçgirililer derneğinin Koçgiri soy kırımı için düzenlenen bir anmada gördüm. Selamlaştık öpüstük hal hatır sorduk. Anma da dengesiz eleştiriler getirildi bir kadın tarafından. Tüm dersim erkekleri tecavüzcüdür, devlet komünistleri örgütlüyor ve Ovacık belediyesi noktasında hakarete varan saldırılar. Ben söz hakkı alarak mahkum ettim bu eleştirileri. Bu kadın bana, kişiliğime hakaret etti ve sinirlendiğimi gören Ali Asker yoldaş elimden sıkı tutarak, aynı seviyeye düşme yoldaş diye uyardı.

Sonra dışarda görüştük ve bizim dersim etkinliğine davet ettim. Kaldı ki örgüt bu etkinliğe tavır koymuştu. Bunu hatırlattığımda “benim için bu karar geçerli değildir ve zaman olursa seve seve gelirim” dedi. Yine içerde niye tavır takınmadın örgütsel olarak diye sorduğumda: “ O tür hukukum yok artık” diye cevap verdi.
Anlaşılır bir durumdu. Çünkü Ali Asker yoldaş disiplinli ve tüm olumsuzluklara karşı duran biriydi. Bu her dönemde faaliyet hayatında geçerliliğini korudu.

Partili yaşamda örnek bir kişiliği vardı. fazlasıyla görev almazdı ve ama aldığı görevleri yerine getirirdi. Aile hayatında da öyleydi. Eşi ve çocuğuna çok değer verirdi. Kardeşlerine karşı bilindik feodal baskıcı abi rolünü reddederdi ve özgürlükçü ilişkileri önemserdi.
Son yıllarda okuma noktasında biraz gerilemişti ve örgütsel stress onu yormuştu da. Kimi arkadaşlarla küçük nedenlerle boş yere küskünlük ve kavgalarda yaşamıştı.

Ali Asker yoldaş iyi bir hatip değildi ve çok konuşmazdı, ama sezgileri çok güçlüydü. İyi ve kötüyü çok net ayırt ederdi, bu yıllarca küçük burjuva ve feodal düşünüş tarzı halkı örgütleme çabası ve sosyalist yapı için kazanmaktan gelirdi.

Bir arkadaşla kaza yaptığında hastaneye gittik. Pandemiden kaynaklı zaten özel önlemlerden kaynaklı sırf geçmiş olsun diyebildim bazılarına. O zaman bile endişem yoktu ve atlatır diye düşünmüştüm. Ali Asker yoldaş sağlıklı ve güçlü bir bedene sahipti. Ancak bu defa öyle olmadı…ölüm onu bedenen aramızdan aldı. Ölüm sonrası için organlarını da bağışlamış.
Hayatımızdan Ali Asker Yer yoldaşın geçmesi onur vericiydi.

İlk mezar anmasına çağırmadılar. Pandemi nedeniyle dediler. Birinci yılında mezar anmasına Ercan yoldaş haber etti. Gittik ve mezarını hüzünlü bir şekilde öperek, eski günleri, aynı yatakta uyumaları, tartışmalarımızı, yoldaşça omuz omuza vermemizi yad ettim.
Ailesini ziyaret ettik. Babası ve annesinin ellerini öperken, ”oğullarımın hewalleri” dediğinde içim buruk olduğu kadar iki kardeş yoldaşlarım adına da bir o kadar gurur duydum.

Geçen hafta Ali Asker yoldaş için Halkın günlüğü gazetesi tarafından Stuttgart’ta anma yapıldı. Tüm eski yoldaşları, ailesi, köylüleri ve muazzam kalabalık vardı. Acı bir olay ki, Amcası Doğan harici Ali Asker yoldaş kimlerle anlaşmadıysa hep onlar konuşma yaptılar. Bizler onu en iyi tanıyanlar ise bir birimizin gözlerine bakıp, öfkemizi içimize attık.

Halbu ki ona layık sanatsal bir şekilde anmayı ne kadar hak eden bir yoldaşdı o. Yinede tüm herşeye rağmen bu anmayı yapmaları iyi ve emeklerine sağlık diyorum.
Ali Asker yoldaş hakkında şu an ne yazsam eksik kalacak. Denilebilirki O bir Kartal gibi yaşadı… Anısı mücadelemize önder ve ışık olsun.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.